<center>Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin</center><?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.maliforum.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>i.arabaci@maliforum.com</webMaster><copyright>2005 - 2010 © Copyright Maliforum | Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz. <br><b><a target="_blank" href="http://www.maliforum.com/yasal_uyari.htm">Yasal  Uyarı</a></b></copyright><language>tr-TR</language><item><title>İSTİRAHAT ALAN SİGORTALININ İŞVERENİNE CEZA</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=51</link><description>İSTİRAHAT ALAN SİGORTALININ İŞVERENİNE CEZA Sevgili okurlar, Yazımın başlığına bakıpda bu nasıl olur demeyin. Hani hep deriz ya “Burası Türkiye burada olur” diyeİşte aynen öyle; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 12.05.2010 tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan tebliğe göre; 5510 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci maddesine tabi sigortalıları çalıştıran işverenler, istirahatli olan sigortalıların işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimi hak edilen istirahat süresini takip eden 5 iş günü içinde sosyal güvenlik kurumuna elektronik ortamda göndermek zorundadırlar.SGK bu konu ile ilgili olarak ayrıca 27.05.2010 tarihinde 2010/66 sayılı Genelge ve birde duyuru yayımlamıştır. Söz konusu genelge de uygulamanın nasıl olacağı ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Ancak kafa karıştıran olay hak edilen süre ve bu süreye bağlı olarak uygulanan 5 günlük bildirim süresidir. Günümüzde sıklıkla görmekteyiz ki; işçi raporu alır ve bu raporu işverene teslim etme...</description><author>admin</author><category>Okunma: 417</category><pubDate>27.05.2010 16:45:47</pubDate></item><item><title>MİRAS REDDEDİLEBİLİR (Mİ)</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=50</link><description>MİRAS REDDEDİLEBİLİR (Mİ) ! Miras diğer bir değimle Tereke, miras açıldığı an aktifiyle pasifiyle birlikte bütün haklarıyla kendiliğinden mirasçılara geçer.Hal böyle iken mirasçılar yinede mirası kabul etmek zorunda değillerdir. İster yasal, isterse atanmış mirasçılar kendilerine intikal eden mirası reddetme hakkına sahiptirler. Mirası ret etmek iki şekilde mümkündür.Mirası reddetmenin birinci nedeni murisin yani mirası bırakan kişinin borçlarının bırakılan mirastan fazla olmasıdır. Eğer bu durumda miras reddedilmez ise mirasçı borçları da kabul etmiş sayılacağından birde üstüne ödeme yapmak zorunda kalabilir. Bu durumda en akılcı yol mirası reddetmektir.Mirası reddetmek için geçerli olan ikinci neden ise mirasçıların kişisel borçlarının olmasıdır. Çünkü mirasçıların kişisel borçlarından dolayı kendilerine kalan mirasa alacaklıların el koyması gibi bir husus söz konusu olmaktadır.Mirasın reddi, ancak miras hakkının mirasçıya intikalinden sonra olur. Ret süresi üç aydır. Mirası reddi sü...</description><author>admin</author><category>Okunma: 465</category><pubDate>05.03.2010 18:49:34</pubDate></item><item><title>ÖDENEN PRİMLER GERİ ALINABİLİR (Mİ) !</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=49</link><description>ÖDENEN PRİMLER GERİ ALINABİLİR (Mİ) ! Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim ödeyen fakat emeklilik hakkı bulunmayan kişilerin bu ödemiş oldukları primleri geri alma haklarının olup olmadığı zaman zaman tarafımıza sorulmaktadır. Bu yazımızda okurlarımızın sorularına cevap olması bakımından bu konuya değineceğiz.Sosyal Güvenlik mevzuatına baktığımızda ödenen primlerin geri alınmasının mümkün olduğunu fakat bunun belli şartlara bağlı olduğunu görmekteyiz. Ödenen primler iki türlü geri alınabilir. Bunlardan birincisi “yaşlılık toptan ödemesi” şeklide, ikincisi ise “ölüme bağlı toptan ödeme” şenlindedir.Yaşlılık toptan ödemesi, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan sigortalının, yaşlılık (emekli) aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamaması durumunda söz konusu olmaktadır.Ölüme bağlı toptan ödeme ise, sigortalının ölümü halinde, ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda sö...</description><author>admin</author><category>Okunma: 2110</category><pubDate>13.11.2009 15:50:30</pubDate></item><item><title>FATURADA LAZER YAZICI SORUNU</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=48</link><description>FATURADA LAZER YAZICI SORUNU213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesi Fatura’yı tanımlamıştır. Söz konusu maddeye göre Fatura; “Satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından düzenlenen ve müşteriye verilen ticari vesika” dır. Yine aynı kanunun 230. maddesinde faturanın şekli,231. maddesinde ise faturanın nasıl düzenleneceği yani nizamı açıklanmıştır. Buna göre; 1 - Faturalar sıra numarası dâhilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturaları şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir.2 - Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.3 - Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.4...</description><author>admin</author><category>Okunma: 965</category><pubDate>15.07.2009 18:23:03</pubDate></item><item><title>TEK EV HACZEDİLEMEZ</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=47</link><description>TEK EV HACZEDİLEMEZ Bundan yaklaşık 2 yıl kadar önce “Haczedilmeyecek Mal ve Haklar” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazım bir hayli ilgi görmüş ve hatta bir okurum tarafından icra memurunun önüne konulmuştur. Haciz işlemini yapamayan icra memurundan tarafıma gelen mail üzerine ağlanacak halimize tebessüm etmiştim. Bütün dünyayı saran ekonomik kriz nedeniyle borcunu ödeyemeyen kişi sayısı artmış ve buna paralel olarak ta haciz işlemleri sıklaşmıştır. Dolayısıyla bu konularda tarafıma da sıkça sorular gelmektedir. Aslında o tarihte yazmış olduğum “Haczedilmeyecek Mal ve Haklar” başlıklı yazım sanki bu günler için yazılmıştır.Bu yazımda da tek evin haczedilmeyeceğini konu edeceğim. Şunun da iyi bilinmesi gerekir. Borçlunun malvarlığına haciz uygulanması bir ceza değil; bir tahsil yöntemidir. Dolayısıyla, borcun ödenmesini sağlamak amacıyla borçlunun mal varlığına tamamen el konulması söz konusu değildir. Başka bir deyişle, “Haczedilmeyecek Mal ve Haklar” başlıklı yazımda da açıkladığım ü...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1606</category><pubDate>11.05.2009 17:21:57</pubDate></item><item><title>“VADELİ ÇEK” ARTIK YASAL</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=45</link><description>“VADELİ ÇEK” ARTIK YASALTicaret yapanlar bilir ki; vadeli çek kullanmak ticaretin olmazsa olmazıdır. Özellikle devlet politikası gereği tedavüldeki para emisyon hacminin daraltılması enflasyonla mücadelede gerekli olsa da ticarette çek kullanımı artırmaktadır. Çekle ticaret yapanlar ise mümkün olduğu kadar vadeli çek kullanmayı tercih etmekte, böylelikle borç ilişkisini uzun vadeye yaymak suretiyle ticarette rekabet ortamına zemin hazırlamaktadırlar.Diğer taraftan nakit paraya ihtiyacı olan bir başka ticaret erbabı ise, elinde bulundurduğu vadeli çekleri bankaya ibraz etmek suretiyle vadesinden önce tahsil edip bir an önce nakit para ihtiyacını karşılamak istemektedir. Hal böyle olunca yıllarca çekte vade var mıdır yok mudur tartışması hiç bitmemiştir. Oysa yasanın değişmeden önceki halinde çekin bankaya ibrazı halinde ödenme şartı vardır. Çekin vadesini yasal kılan en son değişiklik 28 Şubat 2009 tarihli 27155 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan “5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değ...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1698</category><pubDate>27.03.2009 17:58:05</pubDate></item><item><title>DÖNEM SONU İSLEMLERİ </title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=44</link><description>DÖNEM SONU İŞLEMLERİDeğerli meslektaşlarım; bilindiği üzere 2008 yılı bizim mesleğimizde 31/01/2009 tarihinde biter ve ocak ayı diğer aylara nazaran daha bir meşakkatli, daha bir yorucu geçer. Ocak ayı içerisinde bütün bir yılın değerlemesi yapılarak, her şeyi hızlı bir şekilde son kez gözden geçirip, 2008 yılı yevmiye defterlerinin yazdırılması ve kapanış tasdiklerinin yaptırılması gerekmektedir. Bu yazımın konusu; meslek mensuplarının bu meşakkatli dönemde neleri yapmaları gerektiğinin unutulmaması adına kısa bir hatırlatmasıdır. Bu zor dönemin bütün meslek mensuplarına kazasız, belasız ve stressiz geçmesini temenni ediyorum.Bilindiği üzere dönem sonu işlemleri; muhasebe içi envanterle başlar. Muhasebe içi envanter ise; kaydı envanterin fiili envanterle karşılaştırılıp sayılması, ölçülmesi, tartılması ve değerlendirilmesidir.Bu işlemler ise sırasıyla aşağıdaki gibidir. DÖNEM SONU İŞLEMLERİ- Menkul Kıymetler- Alacak ve Borçlar- Stoklar- Duran Varlıklarda Amortisman ve Yenileme Fonu - ...</description><author>admin</author><category>Okunma: 2098</category><pubDate>02.02.2009 19:05:03</pubDate></item><item><title>BAĞ-KUR BORÇLARININ SİLİNMESİ</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=43</link><description>BAĞ-KUR BORÇLARININ SİLİNMESİ 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun Geçici 17.maddesi 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu maddeye göre; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı y...</description><author>admin</author><category>Okunma: 7502</category><pubDate>16.01.2009 19:42:13</pubDate></item><item><title>PEŞİN PEŞİN İSTİFA</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=42</link><description>PEŞİN PEŞİN İSTİFA Yazımın başlığına bakıp ta peşin peşin istifa nasıl olur demeyin sakın. Türkiye’de yaşıyor iseniz olur. İşverenlerin işçi alımında işbaşı yaptırmadan önce “tüm haklarımı aldım yönünde imzalı boş istifa dilekçesi veya ibraname, hatta miktar ve ödeme tarih kısmı boş bırakılmış senet alındığı” iddiaları sık sık gündeme gelmektedir.Peki; işçiler neden böyle bir belgeye daha işbaşı yapmadan önce imza koyarlar. Günümüz ekonomik şartlarını ve hatta işsizlik oranını göz önüne aldığımızda, böyle bir belgeyi peşinen imzalayan işçinin verdiği cevap açıktır. “İşe ihtiyacım vardı, mecburdum. Yada patron, bu belgenin İş Kanunu açısından zorunlu olduğunu söyledi bende imzaladım” şeklindedir. Oysa ki İş Kanunu işe girerken işçiden; imzalı boş istifa dilekçesi, ibraname ve/veya senet alınacağı yönünde bir düzenleme getirmemiştir. Öyleyse işverenler neden böyle bir yola başvurur. Buradaki asıl amaç; ileride işçinin işten ayrılması durumunda İş Kanunundan doğan haklarının (kıdem ve ihb...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1085</category><pubDate>18.12.2008 15:58:31</pubDate></item><item><title>5 PUANLIK İNDİRİM VE KAYIT SORUNU</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=41</link><description>5 PUANLIK İNDİRİM VE KAYIT SORUNUBilindiği üzere 26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 24 üncü maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına (ı) bendi eklenmiştir. Söz konusu bend’de Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük,yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır.” denilmiştir. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazi...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1900</category><pubDate>15.12.2008 18:00:18</pubDate></item><item><title>2008 YILINA AİT Ba ve Bs FORMLARI AYLIK OLARAK BİLDİRİLECEK</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=40</link><description>2008 YILINA AİT Ba ve Bs FORMLARIAYLIK OLARAK BİLDİRİLECEK Ba ve Bs formları hayatımıza ilk defa 01.04.1997 tarih ve 22951 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 256 sıra no.lu V.U.K. genel tebliği ile (Form B) olarak girmiştir. Anılan tebliğ ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin bir kişiden satın aldıkları mal ve/veya hizmet tutarlarının belli bir haddi aşmaları halinde maliye bakanlığına bildirilmesi zorunluluğu getirilmişti.Bilahare,21 Temmuz 2005 tarih ve 25882 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 350 sıra no.lu V.U.K. genel tebliği ile 2004 yılından itibaren bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden mal ve hizmet alış bilgileri (Form Ba) ile birlikte mal ve hizmet satışlarına ilişkin bilgilerin de (Form Bs) alınması uygulamasına geçilmişti.Bu tebliğden sonra 17 Ağustos 2006 tarih ve 26262 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 362 sıra no.lu V.U.K. genel tebliği ile Ba ve Bsformlarının rakamsal hadleri ile verilme zamanları değiştirilmiş ve bu formların 2007 yılından itibaren...</description><author>admin</author><category>Okunma: 2559</category><pubDate>26.11.2008 11:00:08</pubDate></item><item><title>ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNDEN KİM NE KADAR ALACAK</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=39</link><description>ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNDEN KİM NE KADAR ALACAK Vergi iadesinin yerine getirilen asgari geçim indirimi, 1 Ocakta devreye giriyor.Yeni sistem, asgari ücret ile işçi ve memurların maaşında aylık 45,63 YTL ile 77,57 YTL arasında artış sağlayacak.1 Ocak 2008 tarihinden itibaren uygulanacak olan asgari geçim indiriminden, ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanacak. Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı, ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler ile Serbest Bölgeler ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu gibi düzenlemeler uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar ve dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler, kapsam dışı kalacak.Hesaplanma YöntemiAsgari geçim indirimi, takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücret üzerinden hesaplanacak.Hesaplama1 Ocak 2008 tarihinden itibaren, ücretin elde edildiği yılın başında geçerli olan asgari ücretin...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1030</category><pubDate>26.11.2008 10:53:41</pubDate></item><item><title>YILLIK ÜCRETLİ VE ÜCRETSİZ İZİN</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=38</link><description>YILLIK ÜCRETLİ VE ÜCRETSİZ İZİN İzin; çalışan her insanın hakkıdır. Bu hak ücretli ve ücretsiz izin olarak iki türlü kullanılabilir. Bu yazımda ücretli ve ücretsiz izin haklarını ayrı ayrı ve genel hatlarıyla incelemeye çalışacağım. A- ÜCRETLİ İZİN 4857 sayılı iş kanunun 53,54,55,56,57 ve 58. maddelerinde yıllık ücretli izin ile ilgili hak ve yükümlülükler ayrı başlıklar halinde düzenlemiştir. Kanuna göre işe girişin tescilinin yapıldığı günden itibaren bir tam yılı tamamlayan sigortalı, yıllık ücretli izin hakkını kazanabilecek, yıllık ücretli izin süresi çalışılan günler olarak değerlendirildiğinden izine ayrılan işçinin izinli gün sayısı kadar ücreti kendisine avans olarak ödenecektir. 4857 sayılı kanunun yıllık izin sürelerini düzenleyen 53. Maddesi aşağıdaki gibidir.Madde 53:İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara 14 günden,b) Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara 20 günden, c) On beş yıl (dahil) ve d...</description><author>admin</author><category>Okunma: 7885</category><pubDate>26.11.2008 10:51:01</pubDate></item><item><title>KADIN İŞÇİLERİN HAKLARI</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=37</link><description>KADINİŞÇİLERİN HAKLARIİş Kanununda evlenen kadın işçilere tanınan bazı yasal haklar vardır. Bunlardan birisi de kıdem tazminatıdır.1475 Sayılı İş Kanunu'nun, 14. maddesi, kıdem tazminatına hak kazanma koşullarını belirtmiştir. 14. madde hükmüne göre...kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi... hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren iş sözleşmesinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için aynı oran üzevveeshy;rinden ödeme yapılır. Bu maddeye istinadenkadınişçininkıdemtazminatıalabilmesiiçin öncelikle, iş sözleşmesinin devam ediyor olması gerekmektedir. Bu durumdaiştenayrıldıktansonraevlenenkadınişçiyekıdemtazminatıödenmesi mümkün değildir.Uygulamadaveyargıkararlarında, kadınişçininevlenmenedeniylehizmetakdinifeshederkenherhangibirİhbar öneliverilmesinegerek bulunmadığıkabuledilmektedir. Yani,kadınişçininherhangibirihbar öneli verm...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1971</category><pubDate>26.11.2008 10:48:44</pubDate></item><item><title>MALİ TATİL</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=34</link><description>MALİ TATİL İlk defa bu yıl uygulanan Mali Tatil yasasını incelersek aslında adı gibi “TATİL”olmadığını göreceğiz.Bu yasa sadece birtakım işlemlerde süreyi uzatanyadasüreyi durduran bazı düzenlemeler sağlamıştır. 28.03.2007 tarih ve 26476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun (1).’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında, “Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) mali tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar.” hükmü yer almaktadır Bu hükme göre mali tatil, her yıl temmuz ayının birinci günündenbaşlayarak aynı ayın yirminci günü sona erecektir. Ancakhaziran ayının son gününün resmi tatil olması halinde ise temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlayacaktır. Süresi Uzatılan İşlemler Kanunun (1).’nci maddesinin (2/a) bendine göre,beyanname verme süresinin son günü mali...</description><author>admin</author><category>Okunma: 392</category><pubDate>26.11.2008 10:21:00</pubDate></item><item><title>MİRASÇILARIN VERGİ BOYUTU</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=33</link><description>MİRASÇILARIN VERGİ BOYUTU Vergi mükellefiyetini gerektiren bir işle iştigal etmesinden dolayı Gelir Vergisi mükellefi olan bir kişinin ölümü halinde vergisel sorumlulukları mirasçılarına geçer. Günümüzde mirasçıların bu sorumluluklarını yerine getirmedikleri ve bu nedenle cezalı duruma düştükleri sıkça görülmektedir.Vergi sorumluluğu ölüm ile birlikte son bulmaz. Her ne kadar Vergi Usul Kanunu ölüm halini “işi bırakma” olarak tarif etse de; mükellefiyet yani vergisel sorumluluk mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından devam edeceğinden bu durumun 1 aylık süre içinde Vergi Dairesine yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. Aksi halde her bir mirasçı adına ayrı ayrı usulsüzlük cezası kesilmektedir.Ticari, zirai veya serbest meslek faaliyetlerinden dolayı gelir vergisi mükellefi olan bir kişinin ölümü halinde yukarıda da belirtildiği üzere mükellefiyet ile ilgili sorumluluk mirası reddetmemiş kanuni veya atanmış mirasçılara geçer. Ancak burada bilinmesi gereken en önemli husus; ölen kişi...</description><author>admin</author><category>Okunma: 959</category><pubDate>22.11.2008 11:25:43</pubDate></item><item><title>KADIN İŞÇİLERDE SÜT İZNİ VE ÜCRETİ</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=32</link><description>KADIN İŞÇİLERDE SÜT İZNİ VE ÜCRETİ 4857 sayılı İş Kanunu’nun 74.maddesi “Analık Halinde Çalışma ve Süt İzni” başlığını taşımaktadır.Yukarıda zikredilen kanunun ilgili maddesine göre; kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam 1,5 saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Burada bilinmesi gereken husus, anılan maddeden de anlaşılacağı üzere süt izninin günlük olarak kullanılmasıdır. Yani bu bir zorunluluktur. Ancak günümüzde görülen uygulamada bu süt izninin amacına uygun olarak kullanılmadığı veya kullandırılmadığı görülmektedir. Görülen o ki; kadın işçiler bu süt izin haklarını ya haftalık yahut ta aylık olarak kullanmaktadır. Ancak bu durum yasa hükmüne aykırıdır. Yasa hükmüne aykırı hareket edilmesi, yani işverenin kadın işçiye süt iznini günlük olarak kullandırtmaması, başka bir deyişle süt izinlerinin günlük değil de toplu olarak hafta...</description><author>admin</author><category>Okunma: 4946</category><pubDate>22.11.2008 11:24:38</pubDate></item><item><title>ASKERLİK BORÇLANMASI İÇİN ACELE EDİN</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=31</link><description>ASKERLİK BORÇLANMASI İÇİN ACELE EDİNSosyal Güvenlik Reformu diye bilinen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe gireceği 01 Ekim 2008 tarihi yaklaşırken yine gündemimizi sıklıkla meşgul eden bir konuyu ele almak istiyorum.ASKERLİK BORÇLANMASI1111 Sayılı Askerlik Kanunu gereğince, askerlik hizmetini er veya erbaş olarak ifa edenler askerlik sürelerinin tamamını, yedek subay olarak askerlik yapanlar ise yedek subay okulu devresini borçlanabilirler.Askerlik borçlanmasını kişiye faydası açısından bakıldığında ikiye ayırmak gerekir.1 – Askerden sonra sigortalı olanlar Askere gitmeden önce herhangi bir sosyal güvenlik kurumlarından birinde (Özel Banka - Borsa Sandığı dahil SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) işe girmemiş, önce askere gitmiş ve askerden geldikten sonra sosyal güvenlik kanunları kapsamında işe girmiş olanların askerlik borçlanması yapmaları halinde, emeklilik yaş ve günleri öne çekilmektedir. Ayrıca bu kişilerin askerlik borçlanması ile prim öd...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1782</category><pubDate>22.11.2008 11:22:48</pubDate></item><item><title>KİRALARIN BANKADAN ÖDENMESİ MECBURİYETİ</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=30</link><description>KİRALARIN BANKADAN ÖDENMESİ MECBURİYETİ Maliye Bakanlığına 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile mükelleflerin yaptıkları işlerle ilgili olarak tahsilat ve ödemelerini bankalar veya benzeri finans kurumları yada posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini ilk olarak 320 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile kullanmıştır.Konu ile ilgili olarak daha sonra 323, 324 ve 332 sayılı VUK Genel Tebliğler yayımlanmış ve tevsik alanları genişletilmiştir. Söz konusu Genel Tebliğler ile, birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, kazancı basit usulde tespit edilenlere, defter tutmak zorunda olan çiftçilere, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafa, kendi aralarında yapacakları ticari işlemler ile nihai tüketicilerden (Türkiye'de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1371</category><pubDate>22.11.2008 11:21:32</pubDate></item><item><title>ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=29</link><description>ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜ ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU İş Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 5763 sayılı kanun, mevcut 4857 sayılı İş Kanunu’nda bir çok değişikliğe neden olmuştur. 26.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5763 sayılı kanunun 2.maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30.maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiş ve bu güne kadar işverenlerin istihdam artışına en büyük engel olarak gördükleri özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunda önemli değişiklikler yapılmıştır.Anılankanununda yapılan yeni düzenlemeye göre; işverenler, 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde % 3 özürlü, kamu işyerlerinde ise % 4 özürlü ve % 2 eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlü olacaklardır. Diğer bir deyişle, özel sektör işyerlerinde eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu kaldırılmıştır.(Yasanın değiştirilmeden önceki halinde, 50 veya daha fazla işçi çalıştırılan özel sektör işyerlerindeki esk...</description><author>admin</author><category>Okunma: 2723</category><pubDate>22.11.2008 11:19:58</pubDate></item><item><title>SOSYAL GÜVENLİK REFORMUNA GÖRE İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=28</link><description>SOSYAL GÜVENLİK REFORMUNA GÖREİSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK Sosyal Güvenlik Reformu diye bilinen 5754 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 08.05.2008 tarihli ve 26870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Bahsi geçen kanun (Sosyal Güvenlik Reformu) ile daha önce anayasa mahkemesinin bazı maddelerini iptal etmesiyle yürürlük tarihi birkaç defa ertelenen ve sonunda meclis gündemine tekrar gelerek görüşülen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu bağlamda isteğe bağlı sigorta da değişikliğe gidilmiştir.5754 sayılı Kanunun 30, 31 ve 32. maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığı düzenleyen 50, 51 ve 52. maddesi değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre 5754 sayılı Kanunun 30. maddesi ile değiştirilen 5510 sayılı Kanunun 50. maddesine göre İsteğe bağlı sigortalı olabilmenin şartları şöyledir: T...</description><author>admin</author><category>Okunma: 384</category><pubDate>22.11.2008 11:17:12</pubDate></item><item><title>GELİR VERGİSİ ve KDV AÇISINDAN SERBEST MESLEK KAZANCI</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=27</link><description>GELİR VERGİSİ ve KDV AÇISINDAN SERBEST MESLEK KAZANCI Serbest Meslek Kazancının tarifi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65.maddesinde yapılmıştır. Bu maddeye göre; serbest meslek kazancı, serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen kazançtır. Serbest meslek faaliyeti ise sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek kazancıdır.Bu faaliyet, vekâlet, eser veya danışmanlık sözleşmesine yahut elverişli bir sözleşmeye dayalı olarak, belli bir edim şeklinde yapılabileceği gibi, danışmanlık gibi süreklilik de arz edebilir. Serbest meslek faaliyeti dolayısıyla elde edilen kazanç Gelir Vergisine tabi olmakla birlikte bu hizmetin karşılığında alınan ...</description><author>admin</author><category>Okunma: 1207</category><pubDate>22.11.2008 11:15:12</pubDate></item><item><title>İŞE İADE DAVASI VE SONUÇLARI</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=26</link><description>İŞE İADE DAVASI VE SONUÇLARI4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesi “fesih bildirimine itiraz ve usulü” başlığını taşımaktadır. Bu maddeye göre; “İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. Özel hakemin oluşumu, çalışma esas ve usulleri çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.”Anılan kanunda geçersiz feshin sonuçlarına da değinilmiştir. Şöyle ki; İşçinin açmış olduğu işe iade davasında m...</description><author>admin</author><category>Okunma: 7501</category><pubDate>22.11.2008 11:07:50</pubDate></item><item><title>VERGİ TARHİYATI VE UZLAŞMA</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=25</link><description>VERGİ TARHİYATI VE UZLAŞMA Türk vergi sistemi beyana dayalı bir sistemdir. Mükelleflerin ödeyecekleri vergiler, verdikleri beyanname üzerinden hesaplanmakta ve buna göre tahakkuk ettirilmektedir. Ancak zaman zaman mükellefler tarafından verilmeyen yahut eksik yada hatalı verilen beyanlar dolayısıyla Vergi İdaresince ikmalen, re’sen veya idarece bir tarhiyat yapılmaktadır. Vergi İdaresince mükelleflere yapılan bu tarhiyatlara göre vergi/ceza ihbarnamesi düzenlenerek tebliğ edilmektedir.Peki vergi/ceza ihbarnamesini alan mükellef ne yapmalıdır veya vergi yasalarından doğan hakları varmıdır? Bu yazımızda sorunun cevabı ile yazımızın başlığını oluşturan vergi tarhiyatında uzlaşma konusunu ele alacağız.I - Vergi Cezalarında İndirim V.U.K. nun 376. maddesine göre ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden i...</description><author>admin</author><category>Okunma: 463</category><pubDate>22.11.2008 11:06:58</pubDate></item><item><title>2008 YILI SOSYAL GÜVENLİK VE VERGİ MEVZUATI DEĞİŞİKLİKLERİ</title><link>http://www.maliforum.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=24</link><description>2008 YILI SOSYAL GÜVENLİK VE VERGİ MEVZUATI DEĞİŞİKLİKLERİ Durmayan, akıp giden bir zaman kavramında yaşıyoruz. Her yılbaşında hayat sayfamızdan bir yaprak daha düşüyor ve yeni yıla yepyeni umutlarla giriyoruz. Bu umutlarla beraber akıp giden zaman kavramı içinde yaşantımızda bazı şeylerde değişmektedir.Bu yazımda günlük yaşantımızda sıkça karşılaştığımız ve pratik bilgiler diye adlandırdığımız Sosyal Güvenlik ve Vergi Mevzuatı yönünden 2008 yılı değişikliklerini açıklamaya çalışacağım. Mevzuatta yapılan yeni düzenlemeler 2007 Aralık ayında Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Bu değişiklikler kısaca şöyledir. SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATINDA YAPILAN DÜZENLEMELER 1 - Asgari Ücret : 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 16 yaşını doldurmuş işçilere uygulanacak asgari (brüt) ücret aylık 608,40 YTL, günlük 20,28 YTL. 01.07.2008 – 31.12.2008 tarihleri arasında 16 yaşını doldurmuş işçilere uygulanacak asgari (brüt) ücret ayl...</description><author>admin</author><category>Okunma: 155</category><pubDate>22.11.2008 10:57:40</pubDate></item></channel></rss>